Davranış Bozukluğu mu? Yoksa Disiplinsizlik mi?
Davranış bozukluğu nasıl
tanımlanır?
Sürekli sinirlilik, hırçınlık, sürekli başkaldırma ve kuralları çiğneme geçimsizlik, kavgacılık, okuldan kaçma, çalma gibi belirtileri vardır. Çevreleriyle ilişkileri sıklıkla gergin ve sürtüşmelidir. Başka bir deyişle çocuğun veya ergenin sürekli kavga çıkarması, yalan söylemesi, toplumsal doğrulara ve kurallara uymayan davranışlar göstermesidir.
Davranış bozukluğu çocuğun gelişiminin hangi aşamasında ortaya çıkar?
Uzmanlara göre çocuklarda davranış bozukluğunun ilk belirtileri 5-6 yaşlarında görülmeye başlanabilir ve 10 yaş civarında gözle görülür, kesin belirgin bir duruma gelir.18 yaşından sonra da bu davranışlar devam ederse sosyopatik kişilik bozukluğuna doğru gidebilir.
Her ısıran, vuran çocuk davranış bozukluğumu gösteriyor? Bu hareketler özellikle erkek çocukların doğasında yok mu ?
Çocukluk döneminde görülen aileler tarafından problem olarak adlandırılan bazı davranışlar, dönemsel olarak yaşa uygun normal gelişimin bir parçasını oluşturuyor olabilirler. Bu davranışların çoğu o yaş dönemine ait geçici davranışlardır. Davranışın normal mi yoksa davranış bozukluğu mu olduğunun belirlenmesi için bazı ölçütler vardır. Bu ölçütleri şöyle sıralayabiliriz:
Yaşa uygunluk:
Örneğin 1,5 - 2 yaş çocuklarında huysuzluk, her şeye hayır deme itiraz, söylenenin tersini yapma gibi durumlar sık rastlanır. Bu nedenle bu tip davranışlar, bu yaş grubu için normal kabul edilirler. Her yaş gurubun bulunduğu döneme ait bu tür normal kabul edilmesi gereken davranışlar vardır.
Örneğin 6-10 yaş grubu için aşırı hareketlilik,
fazla duyarlılık, yalan, okul başarısızlığı, kıskançlık davranışlar döneme ait geçici davranışlarıdır. Önemli olan bu davranışlar karşısında doğru tepkiler vermek, aşağılama, dayak gibi yöntemlere başvurmamak ve davranışları bu şekilde besleyerek kalıcı hale getirmemektedir.
Davranışın yoğunluğu:
5 yaş çocuğunda öfke ve huysuzluk normal kabul edilebilirken, bu durumun bir başkasına fiziki zarar verme ve onun haklarına tecavüz halini almaması gerekir, böyle bir hal alırsa davranım bozukluğuna girer.
Süreklilik:
Başka bir deyişle ısrar. Çocuğun özellikle belli bir davranışı ısrarlı şekilde uzun zaman yinelemesi.
Cinsel rol beklentisi:
Erkeklerin, kızlara oranla daha saldırgan olmaları beklenir. Fakat erkeklere özgü saldırgan davranışları, kız çocuklarının sürekli olarak sergilemesi davranım bozukluğu kategorisine girebilir.
Kültürel faktörler:
Bu tür davranışlarda yaşanan kültürel faktörlerin önemi büyüktür. Öğrenilmiş davranışlar da olabilir.
Sebep olan nedenler genellikle nelerdir?
Risk durumlarını kısaca söyle özetleye biliriz. Çocuğun sürekli baskı altında tutulması, katı ve tutarsız ahlak eğitimi verilmesi, fiziksel ve cinsel istismara maruz kalması, bakıcıların çok sık değişmesi, tutarlı eğitim verilmemesi, kurumlarda yetişmesi, kuralsız yetişmesi, kötü arkadaşlıklar kurması ve model alması, ailede alkol ve madde bağımlısı bireylerin olması, huzursuz sorunlu aile ortamının bulunması olarak genelleye biliriz.
Bir çocuğa “Davranış bozukluğu” tanısı koyabilmek için ne gibi davranışlar ve ne sıklıkta gözlemleniyor olmalı?
Genel olarak empati kurma becerisinden yoksundurlar. Başkalarının isteklerini, duygularını önemsemezler. Yaptıklarından pişman olmazlar, suçluluk duygusu yaşamazlar. Özür dileseler bile bu gerçek bir özür olmaz formalite için dilerler. Bu da başkalarına zarar vermeyi kolaylaştırır ve sıklaştırır. Engellenmeye karşı tahammülleri yoktur, hemen sinirlenir, öfkelenir ve kızarlar.
Bu tip davranışları önlemek için aileler nelere dikkat etmeli?
Çocuğun kötü, ayıp sayılan bir davranışı karşısında şiddete başvurulmamalıdır. Bir süre sonra, “en fazla dayak yerim, canım biraz acır ve geçer” şeklinde düşünmeye başlarlar. Aileler kızmadan ve panik yapmadan sakinliklerini korumalıdırlar. Çocuk aşağılanmamalıdır. Davranışın tekrarlanması durumunda davranışın nedenlerinin ortaya çıkarılması için ailenin bir uzmana başvurması, ailenin ve çocuğun detaylı incelenmesi gerekir.
Davranış bozukluğu teşhisi koyulmuş bir çocukta tedavi için uygulanan yöntemler nelerdir?
Bir uzmana başvurulmalıdır. Uzman (pedagog) önce sağlıklı bir anemnez alır. Daha sonra çocuğa yaşına uygun test uygulanır ya da kendisini yansıtmasını sağlayacak resim çalışması yapılır. Çocuğun yaşına göre oyun terapisi, grup terapisi, psikoterapi yöntemlerinden biri seçilebilir. Aileye danışmanlık çok büyük önem taşır. Zaman zaman anne baba, çocukla birlikte seansa alınabilir. Pedagog kendisini aşan durum ve konularda nörolog ve çocuk psikiyatristinden yardım almalıdır. Bu anlamda ekip çalışması önemlidir.
Aile durumu fark etmez veya durumu kabullenmeyip tedavi ettirmezse ileride sonuçları neler olabilir?
Bu tür durumlarda ailenin yakın işbirliği çok önemlidir. Anne ve babaya davranış ve tutumları hakkında danışmanlık yapmak ve ailenin de bunlara uyması çok önemlidir. Ailenin desteği ve işbirliği olmadan uygulanan yöntemlerden sonuç alabilmek imkânsızdır. Ailenin sabırsız davranışları ve hemen sonuç alma beklentisi tedaviyi olumsuz yönde etkiler. Ancak ailenin doğru davranış ve tutumları sergilemesi için öncelikle durumu kabul etmeleri gerekmektedir.
You Can find Real Turkish Mad Honey on TurkishMadHoney.com
Sürekli sinirlilik, hırçınlık, sürekli başkaldırma ve kuralları çiğneme geçimsizlik, kavgacılık, okuldan kaçma, çalma gibi belirtileri vardır. Çevreleriyle ilişkileri sıklıkla gergin ve sürtüşmelidir. Başka bir deyişle çocuğun veya ergenin sürekli kavga çıkarması, yalan söylemesi, toplumsal doğrulara ve kurallara uymayan davranışlar göstermesidir.
Davranış bozukluğu çocuğun gelişiminin hangi aşamasında ortaya çıkar?
Uzmanlara göre çocuklarda davranış bozukluğunun ilk belirtileri 5-6 yaşlarında görülmeye başlanabilir ve 10 yaş civarında gözle görülür, kesin belirgin bir duruma gelir.18 yaşından sonra da bu davranışlar devam ederse sosyopatik kişilik bozukluğuna doğru gidebilir.
Her ısıran, vuran çocuk davranış bozukluğumu gösteriyor? Bu hareketler özellikle erkek çocukların doğasında yok mu ?
Çocukluk döneminde görülen aileler tarafından problem olarak adlandırılan bazı davranışlar, dönemsel olarak yaşa uygun normal gelişimin bir parçasını oluşturuyor olabilirler. Bu davranışların çoğu o yaş dönemine ait geçici davranışlardır. Davranışın normal mi yoksa davranış bozukluğu mu olduğunun belirlenmesi için bazı ölçütler vardır. Bu ölçütleri şöyle sıralayabiliriz:
Yaşa uygunluk:
Örneğin 1,5 - 2 yaş çocuklarında huysuzluk, her şeye hayır deme itiraz, söylenenin tersini yapma gibi durumlar sık rastlanır. Bu nedenle bu tip davranışlar, bu yaş grubu için normal kabul edilirler. Her yaş gurubun bulunduğu döneme ait bu tür normal kabul edilmesi gereken davranışlar vardır.
Örneğin 6-10 yaş grubu için aşırı hareketlilik,
fazla duyarlılık, yalan, okul başarısızlığı, kıskançlık davranışlar döneme ait geçici davranışlarıdır. Önemli olan bu davranışlar karşısında doğru tepkiler vermek, aşağılama, dayak gibi yöntemlere başvurmamak ve davranışları bu şekilde besleyerek kalıcı hale getirmemektedir.
Davranışın yoğunluğu:
5 yaş çocuğunda öfke ve huysuzluk normal kabul edilebilirken, bu durumun bir başkasına fiziki zarar verme ve onun haklarına tecavüz halini almaması gerekir, böyle bir hal alırsa davranım bozukluğuna girer.
Süreklilik:
Başka bir deyişle ısrar. Çocuğun özellikle belli bir davranışı ısrarlı şekilde uzun zaman yinelemesi.
Cinsel rol beklentisi:
Erkeklerin, kızlara oranla daha saldırgan olmaları beklenir. Fakat erkeklere özgü saldırgan davranışları, kız çocuklarının sürekli olarak sergilemesi davranım bozukluğu kategorisine girebilir.
Kültürel faktörler:
Bu tür davranışlarda yaşanan kültürel faktörlerin önemi büyüktür. Öğrenilmiş davranışlar da olabilir.
Sebep olan nedenler genellikle nelerdir?
Risk durumlarını kısaca söyle özetleye biliriz. Çocuğun sürekli baskı altında tutulması, katı ve tutarsız ahlak eğitimi verilmesi, fiziksel ve cinsel istismara maruz kalması, bakıcıların çok sık değişmesi, tutarlı eğitim verilmemesi, kurumlarda yetişmesi, kuralsız yetişmesi, kötü arkadaşlıklar kurması ve model alması, ailede alkol ve madde bağımlısı bireylerin olması, huzursuz sorunlu aile ortamının bulunması olarak genelleye biliriz.
Bir çocuğa “Davranış bozukluğu” tanısı koyabilmek için ne gibi davranışlar ve ne sıklıkta gözlemleniyor olmalı?
Genel olarak empati kurma becerisinden yoksundurlar. Başkalarının isteklerini, duygularını önemsemezler. Yaptıklarından pişman olmazlar, suçluluk duygusu yaşamazlar. Özür dileseler bile bu gerçek bir özür olmaz formalite için dilerler. Bu da başkalarına zarar vermeyi kolaylaştırır ve sıklaştırır. Engellenmeye karşı tahammülleri yoktur, hemen sinirlenir, öfkelenir ve kızarlar.
Bu tip davranışları önlemek için aileler nelere dikkat etmeli?
Çocuğun kötü, ayıp sayılan bir davranışı karşısında şiddete başvurulmamalıdır. Bir süre sonra, “en fazla dayak yerim, canım biraz acır ve geçer” şeklinde düşünmeye başlarlar. Aileler kızmadan ve panik yapmadan sakinliklerini korumalıdırlar. Çocuk aşağılanmamalıdır. Davranışın tekrarlanması durumunda davranışın nedenlerinin ortaya çıkarılması için ailenin bir uzmana başvurması, ailenin ve çocuğun detaylı incelenmesi gerekir.
Davranış bozukluğu teşhisi koyulmuş bir çocukta tedavi için uygulanan yöntemler nelerdir?
Bir uzmana başvurulmalıdır. Uzman (pedagog) önce sağlıklı bir anemnez alır. Daha sonra çocuğa yaşına uygun test uygulanır ya da kendisini yansıtmasını sağlayacak resim çalışması yapılır. Çocuğun yaşına göre oyun terapisi, grup terapisi, psikoterapi yöntemlerinden biri seçilebilir. Aileye danışmanlık çok büyük önem taşır. Zaman zaman anne baba, çocukla birlikte seansa alınabilir. Pedagog kendisini aşan durum ve konularda nörolog ve çocuk psikiyatristinden yardım almalıdır. Bu anlamda ekip çalışması önemlidir.
Aile durumu fark etmez veya durumu kabullenmeyip tedavi ettirmezse ileride sonuçları neler olabilir?
Bu tür durumlarda ailenin yakın işbirliği çok önemlidir. Anne ve babaya davranış ve tutumları hakkında danışmanlık yapmak ve ailenin de bunlara uyması çok önemlidir. Ailenin desteği ve işbirliği olmadan uygulanan yöntemlerden sonuç alabilmek imkânsızdır. Ailenin sabırsız davranışları ve hemen sonuç alma beklentisi tedaviyi olumsuz yönde etkiler. Ancak ailenin doğru davranış ve tutumları sergilemesi için öncelikle durumu kabul etmeleri gerekmektedir.
You Can find Real Turkish Mad Honey on TurkishMadHoney.com

Yorumlar
Yorum Gönder