Ayrıldıktan Sonra
Hemen yeni
birini bulmak... Yas tutmak... Keşke’ler
denizinde boğuşmak... Döneceğine inanmak...
Ayrılıkla böyle mi başa çıkılır?
denizinde boğuşmak... Döneceğine inanmak...
Ayrılıkla böyle mi başa çıkılır?
HER NE NEDENLE BİTMİŞ OLURSA OLSUN BİR İLİŞKİNİN SONLANDIĞI SÜRECİ SAĞLIKLI BİR RUH HALİ İLE ATLATABİLMEK ZORDUR.
İster terk eden ister terk edilen
olunsun ya da ilişki anlaşmalı bir şekilde bitsin fark etmiyor, insan o süreçte
danışabileceği, derdini anlatabileceği, ona yol gösterecek birilerini arıyor. Ya
da bu durumla nasıl baş etmesi gerektiğini bilmek ihtiyacı duyuyor. uzmanlar bir
ilişki bittiğinde insanın bundan dersler çıkarıp hayatına öyle devam etmesi
gerektiğini, aşk acısını iyi ve sağlıklı bir şekilde atlatabilmenin mümkün
olduğunu söylüyor.
AYRILIĞA
YAKLAŞIM
Uzmanlara göre kadınlar ve erkekler ayrılığı farklı yaşıyor; “Herkesin karakteri farklı, genelleme yapamayız fakat kadının daha fazla zorlanmasına sebep olabilecek özel durumlar var. Bunlardan biri toplumsal yapı. Kadınlar birçok toplumda ilişki ya da evlilik içinde kendilerini daha değerli buluyor. Haliyle ilişki bittiğinde kadın sadece o kişiyi kaybetmiş değil, ilişkiyi sürdüremediği için kendini başarısız da hissediyor. Erkekler için de başarısızlık hissi söz konusu olabiliyor fakat bekar hayatı yaşayan erkekler için toplumsal algı olumsuz yönde değil. Kadınların çocuk yapabilecekleri dönemin kısıtlı olması da zorlayıcı bir etken. Erkekler 50 yaşında da çocuk sahibi olabileceğini düşünerek rahat olabilir ama kadınlar yaş biraz ilerleyince ilişki de bitmişse paniğe kapılabiliyor. Erkekler kendisinden yaşça küçük kadınlarla beraber olabiliyorken kadınlarda bu ihtimal zayıf. Kadın sadece romantik ilişkisini değil geleceğini de kaybetmiş gibi hissediyor.”
AYRILIĞIN
AŞAMALARI
Bir şeyi ya da kişiyi kaybetmeyi sindirme sürecinin öngörülebilen aşamaları var. “Bir şehirden de ayrıtsanız, bir yakınınızı da kaybetseniz benzer aşamalar yaşanıyor” diyor uzmanlar ve şöyle devam ediyor; “Birinci aşama şok ve inkar. O kişiyi kaybettiğiniz gerçeğini biliyor fakat tam kabullenememiş oluyorsunuz. Hala geri dönebilir diye düşünerek ayrıldığınız gerçeğini yok sayıyorsunuz. Sonra pazarlık aşaması başlıyor. ‘Onun en yakın arkadaşı aramızı bozmasaydı, ayrılmazdık. Daha güzel elbiseler giyseydim, farklı bir şehre gitmeseydim ayrılmazdık’ gibi... Sonra depresyon süreci başlıyor. Bu, hastalık olan depresyon değil, kaybın kabullenilmesi ve vedalaşma süreci! Zor ama olması gereken dönem. Bazen ‘keşke’lere takılı kalıp ilişkiyle vedalaşılamıyor. İlişki yaşanan kişi sizin en iyi spor arkadaşınızsa, beraber spor yapabileceğiniz başka birini bulmanız ya da onsuz spor yapmaya alışmanız gerekiyor. En son kabullenme başlıyor. Kabullenme aşamasına gelmek, aşk acısı çekmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Başkasıyla olduğunu gördüğünüzde, kendi hayatınızda belirsizlik yaşadığınızda, hastalandığınızda yine bu aşamalara dönebiliyorsunuz. Bu aşamalar iki taraf için de geçerli. Bir aşamada takılı kalmak ise aşk acısının baş edilemeyecek bir noktaya gelmesine yol açabiliyor.”
EĞER
AYRILIK KARARI KESİNSE, ARKADAŞÇA DA OLSA
GÖRÜŞMEYE DEVAM ETMEK İYİLEŞMENİZİ GECİKTİRİR.
MÜMKÜNSE GÖRÜŞMEMEYİ TERCİH EDİN.
-Üzüntünüzü yok saymayın, ama mümkün olduğunca günlük hayatınıza devam etmeye çabalayın.
-Onunla beraber iken ihmal ettiğiniz arkadaş ve aile üyelerinizle sosyalleşin.
-Duygularınızı güvendiğiniz birileriyle paylaşabilirsiniz ama sürekli bu konu hakkında konuşmamaya çalışın.
-Eğer ayrılık kararı kesinse, arkadaşça da olsa görüşmeye devam etmek iyileşmenizi geciktirir. Mümkünse görüşmemeyi tercih edin.
-Sosyal medyadan onu takip etmeyi bırakın.
‘Keşke'ler ve pişmanlıklar yas sürecinin doğal parçası olmakla birlikte bunlar her zaman gerçekçi olmayabilir. Ders alın fakat pişmanlıklara saplanıp kalmayın, ilişkinizin güzel yanlarını özleseniz de bu ilişkinin bitişinden 'artık kimseyi sevemem', ‘bu yaştan sonra başkasını bulamam', ‘ben sevilmeyecek biriyim' gibi genel ve olumsuz sonuçlar çıkarmayın. Acı çekmek bir yere kadar normal. Bu süreç çok uzuyor, günlük hayatınızı, kendinize güveninizi etkiliyorsa, depresyon olasılığını bertaraf etmek için bir uzmana başvurun.
GÖRÜŞMEYE DEVAM ETMEK İYİLEŞMENİZİ GECİKTİRİR.
MÜMKÜNSE GÖRÜŞMEMEYİ TERCİH EDİN.
-Üzüntünüzü yok saymayın, ama mümkün olduğunca günlük hayatınıza devam etmeye çabalayın.
-Onunla beraber iken ihmal ettiğiniz arkadaş ve aile üyelerinizle sosyalleşin.
-Duygularınızı güvendiğiniz birileriyle paylaşabilirsiniz ama sürekli bu konu hakkında konuşmamaya çalışın.
-Eğer ayrılık kararı kesinse, arkadaşça da olsa görüşmeye devam etmek iyileşmenizi geciktirir. Mümkünse görüşmemeyi tercih edin.
-Sosyal medyadan onu takip etmeyi bırakın.
‘Keşke'ler ve pişmanlıklar yas sürecinin doğal parçası olmakla birlikte bunlar her zaman gerçekçi olmayabilir. Ders alın fakat pişmanlıklara saplanıp kalmayın, ilişkinizin güzel yanlarını özleseniz de bu ilişkinin bitişinden 'artık kimseyi sevemem', ‘bu yaştan sonra başkasını bulamam', ‘ben sevilmeyecek biriyim' gibi genel ve olumsuz sonuçlar çıkarmayın. Acı çekmek bir yere kadar normal. Bu süreç çok uzuyor, günlük hayatınızı, kendinize güveninizi etkiliyorsa, depresyon olasılığını bertaraf etmek için bir uzmana başvurun.
İLİŞKİNİN BİTME
ZAMANI!
Peki bir ilişki ne zaman bitirilmeli? Uzmanlar artılarına ve eksilerine bakılması gerektiği görüşünde; “İlişki mutluluk, destek ve eğlence vermek yerine sizden sürekli götürüyorsa bitmeli. Karşınızdaki zor dönem yaşıyorsa ayrılmalısınız demek istemiyorum. Mesela karşınızdaki hastadır ve destek olduğunuz için kendinizi iyi hissediyorsunuzdur, bu artı bir değer. İlişki sizi tek başınıza olduğunuzdan daha kötü yapıyorsa, düşünmeye başlamalısınız. Hangi koşullarda kötü olduğu kişisel bir şey, herkes için değişir. Birisi fedakarlıktan o kadar çok hoşlanıyordur ki, ilişki içinde her şey aleyhine olduğu halde ilişkiye devam ettirmek onun için avantajdır. O zaman fedakarlığa neden ihtiyaç duyduğunu sorgulamak gerekir ama yine karar ona aittir.”
YAS İLE BAŞ
EDİLEBİLİR
Uzmanlar ayrılığı sağlıklı atlatabilmenin ön koşulunun aşk acısının normal olduğunu kabullenmekten geçtiğini söylüyor.
“Ayrıldıktan sonra ‘çok mutu olmalıyım, hiç üzülmemeliyim, onu hiç özlememeliyim’ gibi standartlar hem kendinize güveninizi azaltıyor hem de o duyguyu yaşayıp atlatmanızı engelliyor. O yaşayamadığınız duygular her koşulda farklı bir yerden çıkar. Birincisi bunun normal olduğunu kabul etmek, İkincisi dünyanın sonu olmadığım unutmamak. Her kayıp ve her ilişki insana bir şey öğretiyor. Bittiyse elbette üzüleceğiz, neleri farklı yapabilirdim diye değerlendirip önümüze bakacağız. Bize öğrettiği şeyleri sepetimize atıp daha güçlü şekilde devam edeceğiz, insanlar çok daha büyük acıları atlatıyor, insanoğlu yasla baş edebilir.”
Umutsuzluğa kapılmayın. Sayısız insan aşk acısı yaşıyor ve yas dönemi bittiğinde inanın hayat devam ediyor. Onlar başarabildiğine göre siz de başaracaksınız. Nasıl mı?
ÇOK AĞLAYIN!
Evet evet. Çok ağlayın ve acınızı akıtın. Güçlü görünmek için gözyaşlarınıza engel olmaya çalışmayın. Bırakın gözyaşlarınızla beraber içinizdeki zehir aksın gitsin. Sizi seven insanlar elbette bu gözyaşlarına dayanamayacak ve ‘değmez’ gibi birçok cümle kuracak. Ama siz onun için değil, kendiniz için ağlayın. Ağlamak o kadar insani ve insanın içini temizleyen bir şey ki!
Şimdi ağlamayacaksınız da ne zaman ağlayacaksınız. Bırakın içiniz gözyaşlarınızla temizlensin. İlk günlerdeki uzun ağlama nöbetlerinin zamanla azalacağını ve günbegün daha az ağlama ihtiyacı duyacağınızı göreceksiniz. İşte bu, iyileşmenizin ilk belirtisi.
SOSYAL MEDYADA HIRSINIZA YENİK DÜŞMEYİN!
Eski sevgilinizi, kullandığınız tüm sosyal medya hesaplarınızdan silin. Biliyorum, ne yaptığını, kiminle nerede takıldığını merak ediyor ve onun paylaşımlarından, duygularına dair ipuçları yakalamaya çalışıyorsunuz. Ama dün gece siz evde gözyaşı dökerken onun bir partide çok eğlendiğini görmenin size bir faydası olmayacak. Duygularınızı anlattığını düşündüğünüz bir şarkıyı paylaşıp onun görmesini beklemenin de bir anlamı yok. Evet, çok üzgünsünüz ama yeni bir hayata başlamak üzeresiniz. Şu anda ihtiyacınız olan şey enerjinizi kendinize ve geleceğe çevirmek.
ARKADAŞ KALMAK MI? BİR DAHA DÜŞÜNÜN!
Çok iyi arkadaş olamayacağınız zaten ortada.
Zaten iyi anlaşsaydınız, ayrılmazdınız. Ne yani, birlikte kahve içip yeni sevgililerinizi mi çekiştireceksiniz? Ya da yeni flörtlerinizle yemeğe çıkıp geyik muhabbeti mi yapacaksınız? Eminim arkadaş kadronuzda çok daha eğlenceli, daha iyi dert ortağı olan ve yanında daha rahat hissedebileceğiniz insanlar vardır. Eski sevgiliden arkadaş olmaz!
ESKİ SEVGİLİNİZİ, KULLANDIĞINIZ TÜM SOSYAL MEDYA HESAPLARINIZDAN SİLİN.
YENİ HAYATINIZA RENK KATIN!
Her bitiş yeni bir başlangıçtır aynı zamanda.
Evet şimdi üzgün ve yorgunsunuz, içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Ama tam da şimdi, istediğiniz o fotoğraf kursuna yazılmanın tam zamanı. Ya da spora başlamaya ne dersiniz? Hem terle birlikte vücudunuzdaki negatif enerjiyi de dışarı atarsınız ve mutluluk hormonları salgılamaya başlarsınız. Üstelik yeni hayatınıza ve yeni ilişkinize daha formda başlamak size özgüven getirmez mi?
DOSTLARINIZDAN YARDIM ALIN!
Dostlar bu günler içindir. Ağlamaktan şişmiş gözlerinize, üç gündür taramadığınız saçlarınıza aldırmazlar. Dertleşin, dertleşin... Ta ki anlatacak yeni bir şeyiniz kalmayana kadar. Sonrasında kendinizi bol kahkahalı, çok aktiviteli arkadaş gruplarınızın arasına atmayı ihmal etmeyin. Neşe kesinlikle bulaşıcı!
ORTAK ARKADAŞLARINIZDAN UZAK DURUN!
Onun ne yaptığını öğrenmek için çıldırıyorsunuz, biliyorum. Aynı zamanda şu ağlak halinizi saklamak ve ortak arkadaşlarınız vasıtasıyla ona çok iyi, çok güçlü ve onu çoktan unutmuş olduğunuzun haberlerini göndermek istiyorsunuz. Derin bir nefes alın ve bir daha düşünün. Bütün bunlara gerçekten gerek var mı? Aldığınız her haber, acınızı atlatma sürecinde sizi bir gün daha geriye götürecek. Belki onu cezalandırmak istiyorsunuz ama kendinize de eziyet çektirmiş olmuyor musunuz?
YENİ İLİŞKİYE BALIKLAMA ATLAMAYIN!
Yas dönemini bitirmeden başlayacağınız her ilişki hüsranla sonuçlanacak. Yeni bir flörtün adını ilişki koymak için acele etmeyin. Aşırı neşe, coşku, öfke ya da üzüntü fark etmez. Duyguların yoğun yaşandığı dönemlerde alınan kararlar yanıltıcı olabilir. Biraz ağırdan alın ve kendinize sağlıklı karar verebilmek için zaman tanıyın.Best Site for real buy Turkish Mad Honey
SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR
Açık hava, bol oksijenden, güneşin iyileştirici gücünden faydalanın. Mesela kısa bir yolculuk, uzun yürüyüşler, doğayla baş başa kalmak şu an gözünüze çok yorucu ve gereksiz gelse de inzivaya çekilen tüm ermişleri aklınıza getirin. Bazen arınmak için uzaklaşmak gerek.

Yorumlar
Yorum Gönder