Babalar Doğuma Girmeli mi ?

Best Site for real buy Turkish Mad Honey 
Ataerkil bir toplum olduğumuz için, birçoğumuz “erkek" kavramını belli sınırlar içinde değerlendiriyoruz: Ailenin reisidir, ev işlerine, yemeğe, temizliğe, bebek bakımına karışmaz. Evde uzun süre oturması bile fazlalık görülebilir. Hele doğumda hiç bulunamaz, ne anlar ki... Kendisi de bu düşüncelerin çoğunu kabullenmiştir zaten. Günümüzde ise bahsettiğimiz tüm bu mitler her erkek için geçerli değil artık ve hayatın pek çok anında erkekler,
“Ben de buradayım” demeye başladılar. Bebek bakımı sırasında, mutfakta, ev işlerinde, bakım merkezlerinde, meditasyonda, yoga kurslarında ve daha pek çok yerde... Kısaca her yerdeler. Sorumluluk duygusu, yaratıcı olma ve kişisel gelişim bilinciyle: ülkemizin erkekleri de değişen çağla birlikte değişiyorlar. Aile olma sürecinde de bu böyle. Artık erkeklerin önemli bir kısmı hamilelik ve doğum süreciyle yakından ilgileniyor veya eşlerinin gittiği yolda onlarla beraber öğrenip kendilerini geliştiriyorlar. Ülkemizde eşlerle birlikte gidilen doğuma hazırlık eğitimlerinin sayısı da her geçen gün artıyor. Bu eğitimlerin özellikle doğuma ve doğumun doğasını öğretmeye odaklı olanları ve nasıl bir doğum destekçisi olunabileceğini gösterenleri ise erkekleri doğuma girmeye daha fazla teşvik ediyor. Bu kurslarda doğumu öğrenen erkekler, doğumda yer almaya karar vererek eşleriyle ve bebekleriyle ilişkilerinde ve kendi kişisel gelişimlerinde çok farklı bir boyuta geçiyorlar.

Babalar doğuma girmeli mi?
Ülkemiz dil, din ve kültür açısından büyük farklılıklar gösteriyor. Bu yüzden bir baba doğuma girmeli dersek yanlış bir cümle kurmuş oluruz. Bazı kültürlerde baba doğuma girmez, ama kadın tüm ruhu ile onun dışarıda destek olduğunu bilir. Bu da aslında bir çeşit doğumda var olmadır. Yani bir babanın doğuma girmeye zorlanması doğru değildir. Batı kültürüne yakın toplumlarda ise babaların artık doğuma katılmakta istekli olduklarını görüyoruz. Eğer baba hazırsa ve doğumda bulunmak istiyorsa, sistemin görevi bu organizasyonu ona sunmaktır. Zaten son yıllarda özellikle batı illerimizde olmak üzere birçok ilde babaların doğumlara girmeye başladıklarına şahit oluyoruz. Bir de şunu vurgulamak lazım ki, çoğu baba doğuma girmeye psikolojik olarak hazır değil. Bu durumda onu zorlamak ve en önemlisi de doğuma girmek istememesini kötü babalık gibi algılamak yapılacak en büyük yanlış olacaktır.
Babaların doğuma girmesinin yararları neler?
Doğum anı o kadar kutsal bir an ki, bir kadın ve erkeği anında bir aileye dönüştürebiliyor. Babanın doğum boyunca orada olması en basit anlamı ile eşin “yanındayım” demektir. Bu kadın için büyük bir güç ve destektir. Biz doğumlarda, doğum boyunca orada olan bir babanın eşine olan saygı ve sevgisinin arttığını görüyoruz. Ve en güzel duygulardan biri de birlikte başarma duygusudur. Artık o an, her ikisi arasında kimseye anlatamayacakları büyülü bir andır. Doğum ailelerin zaten güçlü olan ilişkilerini daha da kuvvetlendiriyor ve aile olma kavramını güçlendiriyor.
Doğuma girmeden önce babalar da hazırlanmalı mı?
Doğuma hazırlanmadan bir babanın doğuma sokulmasına da, girmesine de açıkçası karşıyım. Aksi halde bahsettiğim tüm olumlu şeyler tersine dönebilir ve baba doğumdan travma ile çıkabilir. Bu açıdan babanın da doğuma hazırlanması kesinlikle şarttır. Doğuma hazırlanmayan bir baba, doğumda her an hem anne hem de doktor için tehdit oluşturabilir. En basitinden uzun süren doğum saatlerinde gerilebilir, anne destek istediğinde bunu acil bir durum olarak görebilir, doktorun sürekli orada olması gibi bir istekte bulunabilir. En kötüsü de eşini kurtarıcı rolüne soyunabilir. Tüm bunlar doğumu bozar. Babalar “sadece doğum odaklı eğitim veren” doğuma hazırlık kurslarında, doğumun fizyolojisini ve doğumdaki anne-bebek ihtiyaçlarını öğrenir. Kurtarıcı gibi ağır bir sorumluluktan çıkar.Yargılamaları biter. Sadece orada kalarak "desteği" öğrenir. Doğumun kendine ait önlenemeyen risklerini de algıladığı için sağlık çalışanlarına da güven verir. Doğuma hazırlık sonrasında babaların neredeyse tamamı mükemmel birer destekçi haline gelirler.
Bir baba doğumda eşine ne şekilde destek verebilir?
Doğuma hazırlık eğitimi sayesinde panik olmaması ve kurtarıcı rolüne girmemesi bile en büyük destektir. Ama bununla kalmaz. Doğum boyunca sakin kalabilir, eşinin sözel dışı ihtiyaçlarını hissedebilir. Öğrendiği nefes ve masajlarla eşini destekler. Ara ara sıvı alimim sağlar. Pozisyonlar değiştirebilir. Olumlama cümlelerini kullanabilir. Eğer profesyonel destek için birebir sürekli orada olacak bir ebe, doula, doğum psikoloğu alınmışsa onunla uyumlu çalışır ve bu kişiler sayesinde ara ara da dinlenebilir. Eğitimden gelen güvenle bu aileler genellikle hastaneye yalnız gelirler. O ne yapacağı belli olmayan ve sağlık çalışanlarında da stres yaratan kalabalık oda da olmaz. Gerekirse onlara bilgiyi baba taşır ve böylece odaya gelmelerinin annede yaratacağı gerginliği önler.
Son yıllarda doğumlarımızın neredeyse tamamında babalar doğuma girdiler ve hepsinin desteğini gururla izledim.
Babaların doğum anında olumsuz etkilenmemesi için nelere dikkat ediliyor?
Doğum anında babaya rehberlik önemlidir. Bazen babalar da duygusal anlar yaşarlar. Çünkü orada bir şey yapamadan sabırla beklemek kolay değildir. Bu yüzden sağlık çalışanları babanın ihtiyaçlarına da dikkat etmelidirler. Doğum anında ise babanın içeride olma zamanları, anneye göre durduğu yer gibi hassas konularda rehberlik edilmelidir. Doğum anında babanın ideal yeri, annenin arkası ve omuz hizasıdır. Böylece doğum olayından çok, anneye odaklanabilir. Bebek doğduğu anda da anne kucağına verilirken, birlikte karşılayabilirler.
Çiftlerin cinsel yaşamı olumsuz etkileniyor efsanesi doğru mu?
Doğuma hazırlanarak giren bir babada bu doğru değil. Hatta tam tersine, cinsel yaşamı olumlu etkilediğini de söyleyebilirim. Ama doğuma hazırlık yoksa ve baba nispeten zorlanarak doğuma alındıysa doğumdan travmatik çıkabilir, işte ancak bu gibi bir durum, cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.
"BABALARIN DOĞUMA GİRMESİNİN PEK COK AVANTAJI VAR"
Babaların doğuma girmesini özellikle roller açısından değerlendirmek istiyorum:
Kendi hayat arkadaşı, yoldaşı için orda olması:Eşine destek olmak ve bu sürecin her bir dakikasında ve saatinde eşiyle beraber "ben de varım" demek, bir olmak, pişmek ilişkiye tamamen farklı bir bakış açısı kazandıracaktır.
Bebeği için orada olması: Baba o İmayı hamilelikte tam olarak hissedemeyen babanın doğum anında orada olması; onun babalık anlamında olgunlaşmaya başlamasını ve aynı zamanda da bunu daha somut hissetmesini sağlayacaktır. Pek çok baba, baba olmaya, çocuğunun onunla konuşmaya başlamasıyla başladığını söyler. Doğuma hazırlanan ve doğuma giren bir baba ise, bebeğin sadece konuştuktan sonra değil, doğum anında da onunla bağlantı kurabileceğini bilir. Örneğin; kalp sesiyle ve annenin farklı pozisyonları almasıyla aslında bebek doğumda da babasına bir şekilde el uzatır ve iletişim kurar. Hatta bebekler; babasının sesine veya dokunmasına farklı  Şekilde tepkiler vererek onunla hamilelik döneminde bile iletişim kurarlar. Dolayısıyla da tüm doğum süreci boyunca ve doğum anında da bu devam eder ve baba- bebek ilişkisi ve bağlantısı çok net bir şekilde sağlıklı ve kaliteli olma yolunda adım adım ilerler. Doğumdan hemen sonra babanın bebeğiyle ten tene teması da bu bağlanmayı harikulade bir biçime ve kaliteli bir hale sokacaktır.
Doğum ekibiyle bir olmasının avantajı: Doğuma giren baba; doğum ekibine yani doktora, ebeye, hastane personeline,destek olur. Bu noktada doğuma hazırlık eğitiminin gücünden bahsetmemek olmaz. Doğuma hazırlık eğitimi almış bir baba; doğum boyunca tüm kararlarda ve her türlü tıbbi müdahalede, eşiyle beraber hareket etme sorumluluğunu, olgunluğunu ve soğukkanlılığını gösterebilir. Hedef zaten doğum anında bu güzelliği olumlusuyla, olumsuzuyla doğum ekibiyle beraber paylaşabilmektir. Doğum ekibi de bu babadan harikulade bir şekilde yararlanır. Artık aynı dili konuştukları için hiçbir şekilde doğum ekibini veya doktoru tehdit etmeyen, "ya şu olursa, ya bu olursa" demeyen ve dolayısıyla doğuma ve kararlarına sahip çıkan bir baba kesinlikle, yani yüzde 100 şekilde doğum ekibini rahatlatır, kararların alınmasını kolaylaştırır. Ve dolayısıyla da rahatlayan bir ekip zaman ve müdahaleler açısından hem çok rahat hem de çok sabırlı olacaktır.

Doğumda babanın kendisi için bulunması, yani kendisiyle ilgili kazançlarının olması: Belki de bu her şeyden önemlisidir. Bu, gerek erkek olma gerek ailenin reisi olma, gerek birinin eşi olma, birinin oğlu, birinin abisi olmak gibi farklı sosyal rollerin haricinde farklı rollere sahip çıkmayla alakalıdır. Bu bir erkeğin ve bir babanın kendisi için yaptığı en büyük yatırım ve en büyük hediyedir. Tabii ki de doğum sırasında bazı kolay anlar, bazı zor anlar veya sıkışık zamanlar gerçekleşebilir. Hedef aslında; gerçekten tam anlamıyla doğuma hazırlayan kaliteli, düzgün bir doğuma hazırlık eğitimi alan babanın, gerçekten eşiyle birlikte doğumuna sahip çıkma sürecidir. Net bir şekilde doğuma hazırlık eğitimi alıp doğuma girip ve daha sonrasında da hakikaten neredeyse kendisiyle, doğumla ve anne olmakla ilgili bütün süreçlerle ilgili önyargıları değişmiş olan erkeklerin, sosyal bir olgu olarak hayat boyu da değişeceklerini düşünüyorum. Bu anlamda; bir babanın doğumda olması bir erkekte sadece eşine yardım etmek değil; kendisiyle, kendi doğum algısıyla, annesine ve eşine bakışıyla ilgili çok yüksek oranda bir sürü şeyi de değiştirecektir.
Doğumla ilgili mitler
Halk arasında olan; doğuma girersen cinsel hayatın biter, eşinden uzaklaşırsın, korkarsın, kan görürsün düşer bayılırsın, doğumda erkeğin yeri yoktur, doğumda erkek bir işe yaramaz, ayak bağıdır gibi bazı mitler var ve ben aslında son yıllarda bu mitlerin çürütüldüğüne şahit oluyorum. Fakat şuna da dikkati çekmek istiyorum; bir babanın doğuma girmesi, tamamen kendisinin ve eşinin insiyatifinde olan bir şeydir. Gerek sağlıkçıların gerekse doğum destekçileri olarak bizim hiçbir şekilde yorumumuz, yargımız, olumlu veya olumsuz bir şekilde olmamalıdır.
Evet, olumlu taraflarından bahsettik. Olumsuz tarafları da tamamen o ilişkinin kendi dinamikleri, o erkeğin kendi iç korku ve kaygıları ile alakalı olabilir. Doğuma hazırlık eğitimi alıp, bütün her şeyi öğrenip de hala bir baba doğuma girmek istemeyebilir. Bu saygı duyulacak bir şeydir. Ama doğuma girmek istememe eğer o kişiye özgü olan kendi korkularıyla, mitleriyle alakalı ise mutlaka bunun üzerine gitmek, bunu çözmek gereklidir diye düşünüyorum. Bu, hedefimiz olmalıdır.
Babalar doğuma girip girmeyeceklerine, doğuma hazırlık eğitimi aldıktan sonra kendileri karar vermelidir. Bu kararı eşleriyle beraber kendi iç dinamikleri ile vermelidirler.









 

Yorumlar